Bu çağın karanlık bakışına alıştırmaya çalışıyorum kendimi. Biraz önce tuvaletteydim. Şimdi yolda, elimde telefon, kulaklıklarımla yürüyorum. 

Şuursuzluk düşünmeden hareket etmek ile Kaptırmak arasında Karşı çıktığım Her şeyi güçlendirdiğimin farkında değilim. Ne arıyorum? Ne buldum? Nereye gidiyorum? Şu an asıl olarak neredeyim? Neden buradayım? Kimligim an ve an değişirken geçtiğim her yer beni kendine esir alırken. 

Buenos aires’in kocaman tarihi binaları arasında kaybolmuş küçük bir çocuk gibiyim. Ne iyi ne de kötü… Yoklukta bir varlık. Sokakta yatan insanlar olmasa sokaklar boş geceleri. Onlar sokağa düşmüşler. Düşkün olmuş sokağa can vermişler. Ben ise onları yakalamak için gece gece sarhoş numarası yapıp kaybolduğumu varsayıyorum. Amacım unutmak bilmediğim bir yerde olmak. Kaybolmak &Kendi içimdeki kalabalığı bozmak. Graffitiler beni bulun. Sokak hayvanları yok.  graffitiler de olmasa sokağa çıkan da yok. Herkes geceleri uyuyor. Sokakta kimsesiz. Kimsesizler kimsesizleri buluyor. Disiplin- kurallar

Doğruya giden metod

tekrar-okumalar-ısınma  ve egzersizler

-Hazırlanma-hep hazır olma hali-hikayeyi söylemeye ısınma-kendini keşfe yolculuk-ne karanlık taklitler-ve yanlı buluşlar. Egoist yer almalar-Hiç tensiz yaklaşımlar. Disiplinlerin buluşması disiplinlerin ötesi-buluşamama sürüncemede kalma ve doğal yakınlaşma. Sınırlarımın ötesine yolculuktayım. Genişliyorum, uzuyorum. Uzadıkça küçülüyor etkim-yok oluyorum. 

Karanlıkta sevişmeyle karanlıkla sevişme arasında .

sessiz bir beden ne buluşuyorum ne boğuşuyorum. Ben yokluğun acısını bir boşlukta yaşıyorum. En sevdiğim şey göremediğim duyamadığım ama dokunabildiğim bir bedene sahip olmak. Belki bazen ufak sesler duyuyorum. Anlamsız ufak çığlıklar zevke gelen bir sıçanın boşalım çığlıkları. Hepimiz sıçan değil miyiz? 

Dağlar kayalar insanlar hayvanlar 

hayvansı insanlar 

insansı kayalar 

kayamsı insanlar. 

Soğuk-ateşli, sert-dayanıklı, kötümser-sabit. 

Taş olmasa kum, kum olmazsa mermer, mermer olmasa tuvalet, tuvalet olmazsa tahta, tahta olmazsa ömür, ömür olmazsa yalnızlık, yalnızlık olmasa zulüm . Zulüm olmasa ölüm, ölüm olmasa yokluk, yokluk olmasa hiçlik, hiçlik olmasa varlık, varlık olmasa da atmosfer olmayacak. Neyi neyden kaçırıyorum? Kİ Olumsuzluğumuz neden nefes alamaz. 

İçtiğim kahve beni benden alıyor. Kahvede koku-acı-korku-susuzluk beliriyor.Şiddet ile bilgi, acı ile sevgi arasında ve gözyaşı ile gözyaşı arasında mutluluktan ağlar gibiyim.