Heteronormatif bir bilinç ve sterotipleştirilmiş bireyler. Pazara müşteri müşretiye Pazar

Herkes kendini pazarını oluştururken genel pazarlama içinde kendisini bir markaya dönüştürürken başka markalarla çatışıyor saldırganlaşıyor. Farklı markaları elinde tutmaya çalışan birey kendini bu markalarla özdeşleştiriyor. İlk başta elle tutulan bir şey iken marka zamanla zihni kaplıyor düşünce davranış  şekilllerini de sarıyor. Böylece hayal etme alanını da kapsıyor. Hayaller markalar etrafında dönüyor. Kişi nasıl bir hapis içinde olduğunu bilmeden hala Pazar’a ürün olmanın derdinde bir yandan da kendi pazarının saldırgan telaşında uyuyakalıyor.

Uyandığında ise depresyon ve ilaç markaları arasında başka bir dünyada buluyor kendini. Başka seçenek Yok gibi

Ben neyim?

Ne kadar farklıyım?

Ne kadar aynıyım?

Farklılıklarım kaçmam utanmam gereken şeyler mi yoksa ben farklılıklarımla mı varım ?

Aynı hissettiğim yerlerde kimlerle nasıl yakınlıklar kurabilirim? Bu yakınlık sırasında bir örgüt topluluk ya da toplu bilincin neresindeyim? Grup olarak bir karşıt oluşturmaktan mı güç alıyorum?

Farklılıklarımı satabilir miyim? Farklılıklarımla var olabilir miyim?

Karşıtlıklarım en büyük çemberde neye dönüşüyor? Kimle dost kimle düşmanım?

Kendimi farklı yanlarımla var edebilmek mi önemli yoksa bu yanlarımı beğeniye sunmak mı? Kendimi markalaştırmam kendime uzaklaşmama neden olabilir mi?

Yakın gördüğüm kişi ve topluluklar aslında yüzeysel bir bakışla baktığım için mi yakınlar?

Göstergeler mi bizi bu insanlarla bir araya getiriyor? Korkularımız mı bizi bir araya getiriyor? En çok korkanlar en çok saldırgan ve en çok grup bağımlısı olanlar mı? Pazar’lar en saldırgan topluluklardan elinde olabilir mi?

Saldırganlık bir örgütlenme ile savaşa ve kolonileşme ve Pazar sahipliğine giden aşamalardan mı oluşur ?

Kendimi satmam kendimi bırakmam ile yakın mı? Bağımsız ve rakipsiz bir kendi Pazar’ı oluşturabilir miyim?

Büyümüş kurumlar ile bireysel olarak nasıl anlaşırım? Eğer bağımsız bir birey ya da kurum isem Büsbüyük Kurum insanı ile nasıl görüşür ve konuşabilirim ?

Aşağılama, ezilme, hor görülme ile farklı olarak ayakta kalabilmenin cesareti arasında ben nerede nasıl kendimle onlar arasında bağ kurabilirim ?

 

Serkan Bozkurt