Yıllar önce Viyana Konservatuarı’ nı bitirirken yazdığım tez Sufizm ve Sema üzerine idi. O tez sonrada Almanya’ da bir yayınevi(Akdemikerverlag) tarafından gelen israrla bir kitaba dönüştü. Tezi bitirir bitirmez Türkiye’ ye geldim. Hemen sonrasında Viyana ile İstanbul arasında Arada Sanat Disiplinlerarası Sanat Festivali’ ni yapmaya başladık. Uzun zamandır devam ettirdiğmiz bu festivalin Sufi ritüelleri ile olan ilişkisini daha yeni net olarak fark ediyorum. Festivalde farklı sanat dallarından sanatçıları bir araya getirerek bir dostluk ve paylaşım alanı sağlıyoruz. Bu alan Doğu felsefelerinde olduğu gibi hem  bir bütünlük, birlik, beraberlik oluşturmak üzerine hem de Batı Felsefesi’ nde olduğu gibi sorgulamak ve bilimsel verilere ön kaynak oluşturmak üzerine yoğunlaşıyor. Böylece iki bakış açısını yeni bir döngü ile bir araya getirerek toplumsal barışa hizmet ediyor. Sanatçılar buluşuyor, tartışıyor ve yeni tezler üretme yolunda bir araya gelebilecek kanallar oluşturuyorlar. Arada Derneği ile de bu paylaşımla sonucu oluşan bilgiyi dezavantajlı gruplarla Disiplinlerarası Sanat Terapi eğitimleri ile paylaşıyoruz. Böylece yapılan sanat araştırma çalışmaları sosyal yapılar içerisinde tekrar can buluyor. Yoksul bölgelerdeki dezavantajlı gruplar( mülteci, engelli , çocuki kadıni LGBTI) sanatla buluşuyor, kendilerini sanatla ifade etme olanağı yakalıyorlar. Resim yaparak dans ederek oyun oynayarak şarkı söyleyerek toplumsal bireysel sorunlara değinebiliyorlar. Eser üreterek te bu sorunları diğer insanlarla paylaşarak toplumsal dışlanma ve şiddete karşı söylemler oluşturabiliyorlar. Böylece yaptığımız çalışmalar Sosyal bir Etki ile geri dönüş sağlıyor. Yani Döngü tam olarak tamamlanmış oluyor.  Bir yandan da bu yaptığımız çalışmaları üniversitelerde verdiğimiz Kurumsal Sosyal Sorumluluk dersi vve kurumsal firmalarda bir sosyal sorumluluk projesi oluşturarak iş dünyasına taşımaya çalışıyoruz. Böylece hem sosyal hayatta hem iş hayatında bu iletişim kanallarını oluşturmuş oluyoruz. Kurumsal böylece sadece iş ve tüketim alanına değil aynı zamanda sosyal bir alana da hizmet vermiş oluyorlar.

Ne mutlu dönebilenlere….